Atıf'ın Yolculuğu

Atıf’ın Yolculuğu

26 Mart 2018 58 0 0

Atıf korkmuştu. Yabancılaşan insanların kararan gözlerinden. Yüzlerini, gözlerini belertip tutturdukları tiyatrodan ve hiç anlayamadığı basit yalanlardan. Göz yaşlarının hak ettiği özlemi mumla arıyordu. Etrafında görünmez duvarlar, bilinmez tel örgüler mi vardı!. Ne oluyordu da kendini yalnız hissediyordu. Bu duygu dost muydu, düşman olabilir miydi.

Gözleri dolacak oldu geçmişe doğru yol aldığında. Sözlerini yutkundu, fakat ağır geldi dilinin ucunda yıllanan kelimeler. Kapattı kendini gülümseten yaşanmışlık, kapattı kendini hiçliğe gülen dostlarla dolu mısralar. Son muydu, yoksa bitiyor muydu kainatın ömrü. Yemyeşil ormanlar mı susuzdu. Masmavi denizlere mi ateş düştü yoksa. Bunlar oldu da mı insanlık küstü toprağa!. Toprak öldü de kibir mi kaldı yarınlara. Buğulu gözlerin cam gibi olup kurumasını beklemeyelim mi artık. Düşündü, düşündü de ne içinden çıkabildi, ne yaraya tuz basabildi.

Basit geldi bir anda her şey, şöyle bir bakınca uçsuz gök mavi ufka. İnsan dedi, vefa dedi, aç gözlü olan da ne fazla.. Sonunda bıraktı kendini ebedi huzura.

12/12/2017

Diğer sitemizDiğer Öyküler

Etiketler: Akın Gürleyen, Atıf'ın Yolculuğu, Öykü, Yazar Kategoriler: Öykü
share TWEET PIN IT SHARE share share
İlgili Yazılar
Yorum Yap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!