Masal İle Hamit

Masal İle Hamit

6 Mayıs 2018 119 0 0

Masal İle Hamit

Masal on sekiz yaşlarında genç güzel ve o günlere kadar kendi halinde bir genç kızdı. Beyaz tenli, hafif çekik gözlü, heyecanlı ve bir o kadar da cana yakın olan kişiliğiyle göze batardı.
Hamit birkaç yaş daha büyük ve yakışıklı bir gençti. Daha önceleri tanışıklıkları olmasa da aslen Masal’ın erkek kardeşinin arkadaşı idi Hamit. Bir öğleden sonra Hamit Masal’ın evine misafir olarak gelmişti. İlk tanışmaları bu vesile ile olsa da aslında bu durumun ilerisinde acı verecek olaylara vesile olacağını ikisi de bilmiyordu. Bu ilk tanışma safhasında sadece birbirlerine telefon numaralarını vermekle yetinmişlerdi.
Masalda o gün değişik duygu ve düşünceler pek de uyanmamıştı. Ancak ilk fırsatta babaannesini hastaneye götürmesi için Hamit’ten yardım istemişti. İşte o gün yardımına koşan bu gence yavaş yavaş duygu beslemeye başlamıştı. Artık düşüncelerinde ona yer veriyor. Hatta mesajlaşmalar ve küçük buluşmalar ile içindeki alevi pekiştiriyordu. Sonunda Hamit ona açıldığında birbirine aşık bir çift olarak mutlu hayaller kurmaya bile başlamıştı Masal. Sevdiği adamın en sevdiği ismin ileride doğacak kızının ismi olmasını bile hayal edip duruyordu. Bu kısacık zamanda git gide bağlanıyordu Hamit’e.
Bir gün ailelerin tanışması yönünde karar almışlardı. Masal çok heyecanlı ve mutluydu. Hayaller acaba gerçek mi olacaktı. Mutluluklarına kapılar açılıyordu sanki. Saatler geçmiyor, gün ise bir türlü batmıyordu. Heyecan, mutluluk, özlem ve bekleyiş birbirine karışmış, duyguları en yoğun şekilde yaşıyordu. Saatler yaklaştıkça el ayak birbiriyle alakasını yitiriyor ve nefes daralmaya da başlıyordu. En sonunda beklenen vakit gelmişti. Karşısında takım elbisesiyle gözlerinde ihtişamla gördüğü sevdiği ve ailesi. Kız güzel olunca görmeye gelen aile gayet memnun bir tavır takınmıştı, gelin adayının izzeti ikramına. Sohbetler ediliyor, tanışlık daha da artıyordu. Tabii gençlerin gözleri sadece birbirlerinde. Masal’ın yerinde durmayan kalbi, yüreğine adını kazıdığı adamın ailesi ve kendi ailesi arasında alevlenen bir hoşnutsuzluk ile kırılıyordu. Aileler birbiri ile anlaşamamış, hatta hoşlanmamışlardı bile. Özellikle de Masal’ın annesi kızını bu aileye gelin vermek içten içe kesinlikle istemiyordu.
Günü geçirmeyen heyecan bir anda uyku tutturmayan endişeye dönüşmüştü. Gözlerindeki yaşların dökülmeye mecali kalmayana dek ağlıyor ve Hamit ve kuzeni Seda dışında kimseleri görmek istemiyordu. Umutsuzluk bulutlarını dağıtan tek şey Hamit’in sesi, öfkesini frenleyen ise kuzeni Seda idi.
Hayatı bir anda iş ve ev arasında giden, gelen bir çekilmezliğe dönüşmüştü. Hamit bir yanda kendisi diğer yanda yaşlarını birbirlerinden saklamaya çalışıyor ve birbirleri için ayakta durmaya çalışıyorlardı. Hala görüşmeye devam ederek çözüm arayışında da bulunmaktaydılar. Günler ikisi için de anlamını yitirmiş sadece geçirmeye mecbur oldukları bir döngüye dönüşmüştü. Gece olduğunda yan yana iken bile özledikleri sevdiklerinin yanlarında olamama ihtimali bile akıllarına girdiğinde her ikisi de birbirlerinden sakladıkları göz yaşlarını yastıklarının üzerine bırakıyordu. İç çekmelerin bir türlü sonu gelmiyordu. Böylece aylar geçmişti.

*****

Masal İle Hamit

Bu arada annesi pazardayken kendisine kız soran uzaktan bir akrabaya Masaldan altı ay kadar büyük ablasının kızı Sedayı görücü için önermiş diğer tarafın iki oğlu olduğundan ikinci bir kızı sorduğunda ise ilk seferde benim kızım daha küçük dese de aklına Masal gelmişti. İşte asıl olayın fitili bu arada ateşlenmişti.

*****

Masal iş yerinde yemek vaktini beklemedeydi. Telefonu çaldı ve babaannesi “Annen fenalaştı gel ve hastaneye götür” demişti. İtiraz etti ancak patronundan izni alarak yine de yola koyuldu. Ne de olsa annesi fenalaşmıştı ve o telaşla en kısa zamanda evde oldu. Kapıyı çaldı. Kapıyı açan yüzünde tuhaf bir sırıtma ile annesi oldu. Hatta içeriye girdiğinde evde herkesin manasızca gülümsediği bir kalabalık ve tanımadığı iki kişi daha vardı. “Ne oluyor” sorusunu sordu ama alacağı cevaptan memnun olmayacaktı:
-Ne oluyor?
-Sana görücü geldi!
-Siz kimsiniz?
Bu konuşma taraflar arasında kısa çaplı bir tartışmaya da yol açmıştı. Karşısında tanımadığı insanların ona karşı olan tavrından hiç hoşlanmamıştı. Ki zaten bir sevdiği ve evlenmeyi düşündüğü vardı. Bir de adamın mal gösterisine dönen ve onu hiç alakadar etmeyen konuşma tarzı onu korkutmuş ve babasını çağırarak aileyi evden kovdurtmuştu. Evden giderken bile tehdit vari bir şekilde söylenen “Bu iş burada bitmedi” cümlesini pek takmamıştı.
Ancak bir sonraki gün evde misafir olarak bu kez daha ciddi bir şekilde görücü olarak gelmişlerdi. Artık babasına ulaşamıyordu. Annesi ve diğer akrabaları onun babası ile konuşmaması için ellerinden geleni ardına koymuyor bir de babasına kızın naz yapıyor diyerek işin olması adına telkin veriyorlardı. Bir anda tüm dünyası tersine dönmeye başlamıştı.
Bu arada bu olayı Hamit duymuştu. İçeride misafirler varken aramış ve aşağı gelmesi için Masal’ı ikna etmişti. Seda ile anlaşıp kendisi aşağı indi. Hamit son derece kızgın ve yaralı görünüyordu.
-Ne oluyor? Neden?
-Ben istemiyorum.
-O zaman kaçalım!
Ne kadar çok istese de Masal ailesini ve ailesinin onurunu da hesaba katarak reddetmek zorunda kaldı. Bir yandan gitmek isteyip de gidememek ne de büyük bir arafdı onun için. Ancak aileler arasında çoktan söz kesilmiş ve işler son derece karışık bir hal almıştı. Ailelerin birbirine girmeleri korkusu da düşündüğünde beyninin bir köşesinde yer etmişti. Daha yüzünü bile görmediği biri ile sözü kesilmişti. Bir yanda sevdiği bir yanda yüzünü görmeden sözü kesilen müstakbel bir eş vardı artık.

*****

Masal İle Hamit
Hamit sevdiğinden gelen bu reddediliş sonrası yıkılmıştı. Kendini alkolün soğuk ve hiçbir fayda vermeyen kollarına bırakmıştı. Adını her daim sayıkladığı Masal’ı başka bir adama adım adım gidiyordu. Acısını öyle derin hissediyordu ki güya uyuştursun diye kendini verdiği alkol bile saniye acılarına mühür vurmuyordu. Arkadaşları endişeliydi. Sevdiği kızın nişanı olan günü arkadaşları olay çıkarmaması adına onu İstanbul’a götürdüler.
Ancak işler pek yolunda değildi.

*****

Müstakbel eşi Yaser nişandan sonra ilk kez evlerine gelecekti o gün. Evde babası, annesi vardı. Hem telefon hem de kapı zili aynı anda çalmıştı. Telefon Seda’dan geliyordu. Önce telefonu açtı ve kapıya doğru ağır adımlarla ilerledi. Seda’nın sesi biraz boğuk geliyordu:
-Kardeşim bir şey diyeceğim ama sakin ol..
-Söyle (elinde telefon kapıyı açıyordu)
-Hamit kaza yapmış!.. Şu an Dışkapı hastanesinde…
Karşısında nişanlısı, gözleri dolu dolu. Ağlamamak için kendini zorlarken Yaser’i içeri davet etti ve babasının karşısına oturttuktan sonra annesini mutfağa konuşmaya çağırdı. Olanları anlattı ve haliyle annesi karşı çıkınca evlenmek için tek şartının şu anda birlikte hastaneye gitmeleri olduğunu söyleyince annesini ikna etti. Hastaneye gitti ve her tarafı kırık, yara bere içinde gördüğü sevdiğinin ailesi tarafından sert tepki gördü. Oysa ne suçu vardı. Bu üzüntü arasında birde bu kavga onu iyice yoruyordu. Eli ayağı boşalmış adeta kendinde değildi. Ve bu onun sevdi-ini evlenmeden önce son görüşüydü.
Evlendi ve bir dünya güzeli kızı oldu. Kızı beş yaşına geldi ancak gönlünde Hamit’ten başka biri yer etmedi…

SON

 

 

Masal İle Hamit

Olay gerçek yaşamdan esinlenilmiştir. İsmi değiştirilen kişi ve karakterler gerçekle bağdaşmaktadır. Bugün masal pek mutlu olmayan ve sadece kızı için katlandığı bir evli-likle her gününü Hamit’i özleyerek ve düşünerek geçirmektedir.
Akın Gürleyen

 

Diğer Hikayeler

Diğer site linkimiz

Masal İle Hamit Oku ve Paylaş

Etiketler: Akın Gürleyen, hikaye, masal ile hamit, Öykü, Paylaş, Yazar Kategoriler: Öykü
share TWEET PIN IT SHARE share share
İlgili Yazılar
Yorum Yap

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!